Çoğu fotoğrafçı ışığı nereye koyacağı sorusuyla başlar. Doğrusu, karanlığı nereye koyacağınızı sormaktır. Gölge, yüze mimarisini veren şeydir — elmacık kemiklerinin çukuru, çene hattı, boynun ardındaki sessiz boşluk. Gölge olmadan portre iyi aydınlatılmış bir yüzden ibarettir; gölgeyle birlikte bir karakter çalışmasına dönüşür.
Rembrandt ışığı çoğumuzun öğrendiği ilk düzendir ve hâlâ en çok döndüğüm. Tek bir ana ışık, özneyle 45 derece açıda ve göz hizasının biraz üstünde, yüzün gölge tarafında küçük bir ışık üçgeni oyar. O üçgen imzadır. Işığın sadece aydınlatmadığını, modellediğini söyler. Işığı altı santim öne taşıyınca üçgen yarım yüze dönüşür; altı santim geri çekince yüz düzleşir. Disiplin santimetrelerde gizlidir.
Split ışık fikri bir adım ileri taşır — yüzün yarısı ışıkta, yarısı gölgede, ayrım burun hizasında dümdüz gider. Affetmez ve her yüze yakışmaz. Güçlü bir çene veya yıpranmış bir profilde otorite okunur; yumuşak bir yüzde tiyatral veya sert durabilir. Özne bu sertliği haklamışsa kullanırım: yaşlı bir oyuncu, bir boksör, şirketi yaşamış bir kurucu. Gölge çözülecek bir sorun değildir; asıl noktasıdır.
Kelebek ışığı — ana ışık kameranın üstünde, özneye aşağı bakar — burunun altında küçük bir gölge ve iki elmacıkta temiz, dengeli bir okuma verir. Neredeyse herkese yakışır, bu yüzden özellikle kimseye yakışmaz. Güzellik çalışmalarında, telefonda iki saniyede okunması gereken bir kampanyada, ışığın nazik olmasını isteyen gergin bir öznede kullanın. Sonra çene hattını geri getirmek için alçak bir reflektör veya ikinci bir ışıkla kırın.
En sık gördüğüm hata her gölgeyi yüzün tümüyle parlak hale gelene kadar doldurmaktır. Dolgu bir lezzettir, ana yemek değil. Dolguyu ana ışığın iki-üç durak altında tutarım, bazen daha da aşağıda. Gölge taraf yine de gölge olmalı; sadece gözde ve şakakta detayı korumalı. Gölgedeki gözde irisi okuyabiliyorsanız dolgu yeterlidir. Gözenekleri okuyabiliyorsanız fazladır.
Arka plan ışığı son disiplindir ve en çok atlanandır. Koyu bir özne koyu bir arka plana karşı tek bir şekle çöker. Arka planda, iki durak aşağıda bir ışık şeridi, başı duvardan ayırır ve portreye derinlik katar — yüze ikinci bir ışık eklemeden. Öznenin ardındaki negatif alan portrenin parçasıdır; bilerek ışıklandırın.
Son kare nadiren ilk karedir. Bir yüz çekerim, gölgeye bakarım, ışığı bir el genişliği taşırım. Sonra yine. Portre, karanlık doğru yere oturduğunda gelir — ve yüz sonunda ışık için oynamayı bıraktığında.
Blogtan daha fazla
-
Moda Editörlüğü Nasıl Bir Araya Gelir
Brieften ede: mood board, lokasyon, stilist, çekim listesi ve kareleri bir hikâyeye çeviren dizi.
Oku → -
Belgesel Fotoğraf: Beklemenin Disiplini
Belgesel işin neden zaman, güven, poz vermemiş anlar ve uzun biçimli dizi istediği — tek bir hero kare peşinde koşmak değil.
Oku → -
Stüdyo mu Lokasyon mu: Doğru Işığı Seçmek
Stüdyoda mı yoksa lokasyonda mı çekmek, ışığı mı kontrol etmek mi yoksa oradakini mi kullanmak, ve görünümü belirleyen ödünleşimler.
Oku →