Blog

Portreyi Öldürmeden Yönlendirmek

Az yönlendirme, pozlar arasındaki nefes, öznenin oynamayı bırakması. Aşırı yönlendirmenin portreleri neden öldürdüğü ve gerçek bir yüzün gelmesini sağlayan küçük fiziksel ipuçları.

· 6 min okuma · Egemen Mustafa Şener

Portrede en sık görülen hata aşırı yönlendirmedir. Gergin bir fotoğrafçı çok fazla talimat verir, özne rol yapar ve portre pozlar arasında ölür. İyi bir portre yönlendirilmiş bir poz değil, izin verilmiş bir andır. İşiniz, öznenin oynamayı bırakmasına izin veren en küçük talimatı vermektir.

Hemen hemen hiçbir şeyle başlayın. Özneden, siz orada olmasaydınız nasıl durursa öyle durmasını isteyin. Sonra tek bir şeyi değiştirin — omuzların açısı, arka ayağın ağırlığı, çenenin yönü. Tek seferde tek şey. "Rahatla" denilen bir özne gerilir; ağırlığını arka ayağına vermesi söylenen bir özne, farkına varmadan rahatlar.

Pozlar arasındaki nefes portrenin yaşadığı yerdir. Çoğu özne deklanşör basılacağı sırada nefesini tutar. Çekmeden önce dışa vermesini isteyin. Dışa verişteki yüz gerçek yüzdür — omuzlar düşer, çene çözülür, gözler oynamayı bırakır. İstediğiniz kare, nefes çıktıktan hemen sonrakidir, tutulan nefes sırasındaki değil.

Onları merceğe bakmayı bıraktırın. Mercek küçük siyah bir dairedir ve özne ona rol yapar. Kameraya değil, size — gözlerinize bakmasını isteyin. Yüzünüzü hafifçe oynatın ki sizi izlemek zorunda kalsın. Bir kişiye bakan yüz canlıdır; bir merceğe bakan yüz poz veriyor. İzleyici adlandıramasa bile kamera farkı yakalar.

Belirli, fiziksel ipuçları her seferinde duygusal olanları yener. "Çeneyi bir milimetre indir" kullanılabilir bir talimattır; "düşünceli bak" değildir. "Burnumun köprüsüne bak" işe yarar; "dalgın bak" yaramaz. Özne bir duyguyu komutla oynayamaz, ama bir milimetreyi oynayabilir. Onlara ruh hâli değil milimetre verin.

Sessizlik de bir yönlendirmedir. Bir talimat verdikten sonra on saniye hiçbir şey söylemeyin. Özne sessizliği kendisiyle doldurur — küçük bir kayma, gerçek bir ifade, bir bakış. Çoğu fotoğrafçı sessizlikten korkar ve sohbetle doldurur, beklediği anı öldürür. Sessiz bir odayı tutmayı öğrenin, portre kendiliğinden gelir.

En iyi portre yönetmenleri, yöneltmelerini son karede göremeyeceğinizdir. İzleyici öznenin yönlendirildiğini anlayabiliyorsa yönlendirme çok gürültülüdür. Amaç, sanki özneye hiçbir şey söylenmemiş gibi görünen — ama öznenin hiç o şekilde durmadığı — bir portredir. Tüm zanaat budur: kaybolan talimat.